Hangi sürgün atiyle toplarım saçlarımı Kurbanlık seyirlerin sırrı silindi kulaklardan Törpüsüz katı bir çığlık Yıkanmış sis kaldı nefesim toplamalarda Kalınmışlığımın bozuk titremelerinde Sıfatsız namelerle parçalandı avuçlarım Ağlan kaldım ağsız sevişlerde
Taştı kaselerden kan Uğrak yer... Kaldırımlar… Kurtaramadım kapıya asılı yıldızları o atlaslardan Karnım, sancılarımın bölünmüş kimliksizliğidir Öyle sırıtkan…somurtkan…safkan
Tüm ilgisizliğimle azize ilan edildim Yumuşak böğürtlenlerimin kundak arası çığlığı Saçlarımdan kaydırılan tüm kabartmalar Kapatıldı tek tek hazineye Ben susarken, Uğrak tezgahlardan topladığım Yeniyetmeler dikerken hafızamı Yaydı kokusunu ölüm
Güneşe bakmaya yüzüm yok Kırkikindi selam süslemelerinde Yakası açıldı satır satır boğazın En defnedilmemiş haliyle Güneşe bakacak gözüm yok Dağlardan itilen közüm
Ben yine üşüyorum Üşüdükçe körleşiyor nefesi Nefida’nın Körleştikçe serinliyor kulakları Kutina’nın Nefida bir öğle merasimiydi Kutina kuşatılmış akşam üstleri
Kırk birinci ikindiye varıyor Kendimden olma artıklar En tükürülesi hâlleri Surlaştığım en engebeli tümseklerden Bırakıyorum savaşılası kanlı bebeklerimi
Yakınmış gibi sislenen göbek bağları Sürüldü yüzüne Sengida’nın Sürünerek geçti avam türküler Yılanlığından insanların Akrepliğinden korktu Zehirlerinin yakış ezberlerinden Ki Rengida sadece sabah kokardı Farktı beklediği göbek bağlarından
Suyu az akıtılmış bir çeşmeydi Susak kalmış, sürüngen bağ bozumlarında Kerpiç damlı kör havzalarda Sesi az çıkmış bir düştü Rengida Üzerine ağıt yakılmamış gece rengi Tüm tuvallerin gizli rengi
Muskalanan makus kaderlerin öyküleriydiler Yaşları omuzlarında yağmurla uzayan Hiçbiri ölümden daha güzel kokmuyordu Ellerine yaşam haritası çizilmeyendiler Aynı toprakta kanlandılar Başlangıç noktasında…
Sancıttığım
tüm
beyinler,
şimdi enginlerdeler...
...Sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.Yazar\Şair izni olmadan hiçbir ortamda kullanılamaz...
İletişim adresi
rintruz@hotmail.com