Roda Uyanık

15/7/2008 - Rintruz Laneti

Kategori: rintruz

Sökerim canından parça da kimseler çıkıp sövmez eksilere bürünmüş celladı...
Soyuna tüküre tüküre geçtiğim kalabalıklardan usulca kan akıtıyorum hesaplarına.
Bihaberler çıkaracağım yangından.
Sen çok mu aydınlıksın ben nefesimle zehirlerken onları ?
Karanlığımdan geçilecek aydınlığa !
Ördüm seni lanetli ipinle, boynun acıdı mı ?
Ellerinden geçiyor şimdi kanatarak, hakkın bu değilmiydi ki sanrılara boğuluyorsun karşımda?
Kime dayatsan ucube bakışını, boyun kadar intikam alınır cücelerinden.
Sırf sevda sana uzak diye böyle vuruluyorsun kaburgalarından...
Unutma !

Roda Uyanık

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/5/2008 - Rintruz Namesi

Kategori: rintruz

uzun bir yol geçseydim gözlerimin bakışsız yontularından keşke/

bir kez daha söylenebilseydi o ilk anın büyüsü/

geçip gitmeseydin sancılı sarsılışlardan/

bir karanlığa ışıktan doğmak kazanımlığında/

dağılıyor saatlerim boşluğun çektiği yerdeyim/

biliyorum korunmasız kelimelerim/

sussa aklım sana anlatacak derdini iklimim ama susmuyor/

deliren kollarım kopasıca parmaklarım işlemek istiyor hiç yaşanmayanı/

canım acıyor bilmediklerimden kanım akıyor bilip de bildiremediklerimden/

tofana avuçlarımı açmışım oysa gelsen sormayacağım sana kimsin diye/

enkazında kalabileceğim bir gerçek tutuyorsan elinde/

susmak zorunda değilim de midem ağrıyor krampları zor atlatır bu bünyem/

kendimi kaç kez bıraktım surların kucağına sırlarını fısıldadığı zaman korkmadım mumyalanmaktan ama ağır geliyor yaşam/

sevda gibi/

 

elbet yağmur temizleyecek yüreğimizin sokaklarını ama takatim dizimden çıktı aklımca/

var mı hayata dair sevdanın alımlık seyri varım ben gülüşümle/

davet değil elbet icabet gerekmez ama saydam bir kimseyim ben kimsesizliğimden uzak/

kıyıdaki dalga gibi zorbayım içimin kumlarına/

bıraktım belki kendimi kurşun ağırlığınca içimin derinliklerine ama yüzeye yakınsa gözleri bir dilencinin duası varır gözlerime/

 

kızma ama keşke sen hep olsan yanımda ya da bir idrak mesafesinde/

olmaman iyi aslında şimdi burda belkide bilmemen de /

çok biziz aslında sadece kapı duvar aynı malzeme çarpışınca çok ses çıkıyor ve ben korkuyorum belki de güzel bir şey korkmam beni kaçırtıyor benden/

karmaşık değilim aslında sadece yeteneksizim buhranlara sanki kapıyı açsam yerle bir edilecek evim biliyorum oysa sen bilmezsin yakıp yıkmayı/

kanım sessizce konuluyor içi altın dışı gümüş kaseye /

 

Roda Uyanık

 

 

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/3/2008 - Rintruz Ayaklanması

Kategori: rintruz

 

Seni kusuyorum...
Bitmiyorsun...
Öyle zehirlemişsin ki...

Düzeysiz, saçsız ara takımı gözlerimin ortası.

Bulut çöktü içimin aydınlığına.

Offf çek işte kaldır ellerini, gözbebeğimden hayalini.

Lanetlendin sen, yedi sülalem tarafından...

Yangının büyük olacak...
Hadi geber...

Geber de kurayım şu taziyeyi...

Roda  Uyanık

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/1/2008 - Rintruz Ayaklanması

Kategori: rintruz

Düşünmedim şu an yağan yağmurun seni iletebildiğine yarınlara.

Sen güç abidesi!

Aynaya her bakışın hüzünlü bir tenin yoklaması.

Burdayımın dışına çıkmayan sen,ordasındıra cevap teşkil edecek yoğunlukta da olmayacak bir yolcusun.

Kemiklerin sızılı bir tütsü gibi ruhunu aşağı çekmekte taş sokaklarda gezen kutsal yalan yolcularını.
Koruduğun o gri bölgede sancısız döl yatağı, kabartmalı bir acı ritmleriyle uğurlanırsın.

Ucu açık türkülerde bir ses...

 

Roda Uyanık

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/12/2007 - Rintruz Ayaklanması

Kategori: rintruz

 

Ertesinde bozulacak bir iklimde karşılaşmıştık...Seni bir adres hatırına almıştım şatoya...O cam karelerin üzerinde başladı dansımız.Sen korkuyla fikirlerime baktın.Ben de gözlerinde ki bayrağa.Birden deprem oldu.Dansımızı tamamlayamadan yıkıldı şato.
Enkazından geriye kalan iki gerçek vardı.Sen batmıştın.Ben doğmuştum.
Şimdi kekeme bir yalnızlık günlüğü yükselir tavanıma.Kokusunu beynimden alırcasına bir cesaretle kapıyorum gözlerimi.

_Gün,telaşına kapılsan da o seni kaptırdığı yönden bakar suratına.Ya ağlar ya güler sana...aldıklarına...bir kez daha...S(ustum)_

 

G(it) başımdan...
Söylediğin her sözü boynuna doladım.Ağırlığınca nefes alma diye..Boğul diye kıyamet sularında.Türküsüz kal diye gece kıyılarında.Altının çektiği bir kuvvet yerçekimine inat;düş üstüne o altının,kabartmalı gül figürüne.
Yeter ... Git başımdan.

G(itme) sanrısız kıyamet sularında boğulurum.Saldırıya uğrar,karıncalanır kemiklerim.Sonrasına kalırım o ateşin,soğumaya bırakılan.
(G)itme,yüzüm perdelenir o sinemalarda.Başkası çıkarır tavan arasına ölülerimi.Yalnızlığının şeref atlasına bir kent çizilir,habersiz kalırsın kitaplarıma. Önsözü yarım bırakılmış bir kitap dizilir raflara,ömrüm boyunca...Ömrün boyunda...Boyunsuz bir insan karamsarlığında.
G(itme)...
(G)itme...
G(it)...
Git...

Roda Uyanık

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/12/2007 - Utanıyorum...

Kategori: rintruz

 

 

Her gün birileri ölürken ben sadece utanabiliyorum…

Oturduğumda sofraya, açlıktan ölen insanların aklıma gelmeyişinden utanıyorum.

Başımı yumuşak yastığa bırakırken, sıcacık yorgana sarılıp uyumaktan utanıyorum.

 Evi olmayanlar, geceyi sokakta bankta uyuyarak bitirenler…

Uçaklar ülkemin dağlarını bombalarken, haber bültenlerine bakmaktan…
Gazeteler, televizyonlar halkıma hakaret ederken, namusuma söverken tepkimi duyuramamaktan… Bir ıslık bile olamamaktan.
İnsanlarım gece yarısı ev baskınları ile çocuklarının korku dolu bakışları altında gözaltına alınırken habersiz kalmaktan…
Zindanlardaki işkence seslerine kulağımı kapatıp ağlamaktan utanıyorum.
Babasının ne zaman döneceğini soran küçük çocuğuna bakıp gözyaşı döken annenin gözyaşını silememekten ve ensesine sıkılmış bir kurşun ile şehrin dışında bulunan babasının neden öldüğünü soran çocuğa cevap verememekten…
Atalarından kalma evleri, çocuğu gibi baktığı ağaçları binbir emekle yetiştirdiği ekinleri elezer güçler tarafından yakılırken ‘Neden, neden?’ diye feryat eden adamın çığlığını duyuramamaktan utanıyorum.
Köyünden sürülüp şehrin varoşlarında tek göz bir odada üst üste yaşamak zorunda kalan sürgünlerin ne zaman köyümüze döneceğiz sorusuna cevap bulamamaktan…
Yokluktan suça itilmiş çocuğa bunların hepsi hırsız diyen tuzu kuruya suçlu sensin şerefsiz diyememekten…
Parka çocuklarını gezmeye götüren ananın gözlerinin önünde intikam bombasıyla parçalanan çocukları için dillendirdiği ağıtı anlayamamaktan…
Babası ile yürürken aynasızlar tarafından kurşuna dizilen 12 yaşındaki çocuğun katillerinin nasıl serbest kaldığını annesine anlatamamaktan… O katillere ayna tutamamaktan...

İşkencede felç kalan civan gibi oğlunun altını bebek gibi temizleyen ananın oğluna bakıp her gün ölmesine bir şey yapamamaktan…
Yıllar önce dağlarda ölmüş oğlunun cenazesi bulunmadığı için her gün dönecekmiş gibi kulağı kapıda bekleyen ana yüreğinin umutlarının boş olduğunu ona anlatmaya çalışmaktan…

Bir annenin iki oğlunu görünce… Bir oğlunun Türk bayrağına sarılı cesediyle, diğer oğlunun sarı-kırmızı-yeşil renklerindeki bayrağa sarılı cesedini… Anneye bu acı çelişkiyi anlatamamaktan… Susmaktan… Utanıyorum…

Canını ortaya koymayıp, teslim olduğu için tutuklanan o sekiz asker için bir şey yapamamaktan… Şehit olmadılar diye bu ülkenin, bu sekiz genci sahiplenmemesinden onlar adına utanıyorum.

Bu ülkede utanılacak çok şey varken kimsenin utanmamasından, utanıyorum.

Çözüm ve kurtuluş bekleyen milyonların bağladığı umutları boşa çıkarıp sadece utanmaktan utanıyorum.

Grey/Rintruz

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/11/2007 - Rintruz Bölünmeleri

Kategori: rintruz

Git artık,birikme bana...

Görmüyor musun savunmasız bir çığlığım dudaklarında?

Bezeme siyahı anahtarlığıma...

Geri ver bana,çiğnenmiş cesetlerimi tavan arasında.

 

Kör kaldım nefesine...o az çıkan...

Ruhumun seni tuttuğu o yer bozulmaya başladı.

Pıhtısız kaldım yüzünde.

Renklerini çektin üzerimden...simsiyahım...sıfırım...
Geçtiğim yerlerden başlamalıyım yok etmeye.

Tamir edilemeyen o tahta iskeleden çakıllarını yuttuğum sahile.

Surlarından atlayamadığım bazalt taşlarından suyu kan kokan Dicle'ye...

en son kendimi...nefessiz kalacağım o an.

 

Sakın konmasın suratıma ellerin...

Yüzümün beyazlığını mor sahneleyecek o tahtada,rol verilmesin sana.

Köşelerde nöbet de tutma ve ağlama.

Hem de hiç.Sonra çekilince yatağına, düşünme beni.

Vahşeti boynuma nasıl astığını,nasıl boruları üstüme devirdiğini.

Gül yapraklarını bıraktığın kaseyi koyma önüne.

Sakın sulama gözlerinle,ruhumda kuruyan seni,beni,gülü...

 

Roda Uyanık

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Sancıttığım tüm beyinler, şimdi enginlerdeler... ...Sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.Yazar\Şair izni olmadan hiçbir ortamda kullanılamaz... İletişim adresi rintruz@hotmail.com

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
sizofrenaksamlar
Google



Create a Lava Lamp

Psikoloji Sözlüğü

Sitenizesayac.com


More Cool Stuff At POQbum.com

Şiir