Roda Uyanık

24/11/2009 - H(İÇLENDİM)

Kategori: siirlerim

 

 

 

Gözümün irisine karışan budalalığı çiziyorum şimdi
Ertelerinde bozuluyor güvercinlerin yuvası
Bakmanın ötesine uzanıyor kemiklerim
Varlığı çekiyorum kuyulardan
Oysa her yer yok

Tepemden dökülünce kayıp harfler
Düş gibi görünmeyecek
Bu Körsel Şölene kimse davetli değil
Tepemden dökülüyor bir bir
Varlığımın ucu yanık semptomları
Kimse davetli değil bu Körsel Şölene

İnadına başımdan atıyorum o siluetleri
İnadına kırılacak tepemdeki taslar
Varlığı vurgun yemiş bir tümceyim
Kimse davetli değil bu Körsel Şölene

Roda Uyanık

 


 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/3/2009 - Ceninliğimin Doğumu

Kategori: siirlerim




Ceninliğim doğacak yasak bir loğusa yatağında!

 


 
Eksildi bütünümden notaları ömrümün

 Kıyıların eski kavak tadıyla bölüştüm kendimi

                                    gecenin sessiz hüznünde


Vakitler tünedi beynimin damlarına

Sızı kemik atıyorum

Önce damarları açıldı yeşil gezegenin

Sonra iğnelendi beyaz cellâtlar tarafından

Sustu ağlarken gözlerim

 

Geçti bir süre kervanlar penceremden

Buğusunda kaybolan yüzümün içine düştüm

                                             fırtınalara felçli

Dudak payında kanlandı kadehlerim

Birikti yamacımdaki dikenler

Gülle vurdum kendimi uyurken

 

Bir beni daha doğurdum herkes ölürken

Çoğalışımın antik örtülerinin desenlerinde

 

Aklımın dili sokunca yüreğimi

Çokça zehirlendim sızarken

İtmiştim kendimi oysa sabah süslenirken

Geciktiğim yerleri sorma sahip!

 

Şimdi lanetlediğim sayfaların aslını asıyorum

Yüzünüze çarpan efsun lezzetinde boğulacaksınız

 

Kendimi bir 12 Mart daha kendime armağan ediyorum

Ben olmasaydım çekilmezdi bu hayat…

 

 

Roda Uyanık

12 Mart 2009

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/10/2008 - Isfahan'a Beş Kala

Kategori: siirlerim
                       

Biliyordum ışıklarında bir bir kaybolacağını gülüşlerimin
Tüm tellerinden kurtardığım çocukluğum
Şimdi kulaklarımda

İçimin fırtınalarını yağmurlarla eskittim
Yıkılmadan kalkılmıyordu ya
Tüm yıkımlarımı yansımalarıyla birlikte erittim

Biliyordum beni terketmeyeceğini
Kulların asli görevi değil miydi sabır
Yüzüm aynaların umursamadığı bir yağmur şimdi

Arındım kölelerimden / acılarımdan
Birini gönderecektin elbet / duydum
Doyurdum kemiğimi o sesle

Biliyordum karanlığın esnemelerinin bir şekerleme olduğunu
Şimdi sessizliğime bir ezgi doğdu
Bütünleşmenin andı bu

Kolay olsaydı ezildiğin yerlerin tümsek oluşturmadan geçmesi
Kesimsiz kalırdık üşümelerimize
Kellelerimiz avutucu bir mühür olsaydı
Kimse başsız kalmazdı

Duydum/duyumsadım
Tüm çakıl taşları kalkacak yavaş yavaş üzerimden
İçimin kuyusundan çıkacağım

10 Ekim 2008
Roda Uyanık

(Farid Farjad'ın Taghtam Deh ' ile birlikte ...)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/9/2008 - Mitoz Bölünme

Kategori: siirlerim



Hangi sürgün atiyle toplarım saçlarımı
Kurbanlık seyirlerin sırrı silindi kulaklardan
Törpüsüz katı bir çığlık
Yıkanmış sis kaldı nefesim toplamalarda
Kalınmışlığımın bozuk titremelerinde
Sıfatsız namelerle parçalandı avuçlarım
Ağlan kaldım ağsız sevişlerde

Taştı kaselerden kan
Uğrak yer... Kaldırımlar…
Kurtaramadım kapıya asılı yıldızları o atlaslardan
Karnım, sancılarımın bölünmüş kimliksizliğidir
Öyle sırıtkan…somurtkan…safkan

Tüm ilgisizliğimle azize ilan edildim
Yumuşak böğürtlenlerimin kundak arası çığlığı
Saçlarımdan kaydırılan tüm kabartmalar
Kapatıldı tek tek hazineye
Ben susarken,
Uğrak tezgahlardan topladığım
Yeniyetmeler dikerken hafızamı
Yaydı kokusunu ölüm

Güneşe bakmaya yüzüm yok
Kırkikindi selam süslemelerinde
Yakası açıldı satır satır boğazın
En defnedilmemiş haliyle
Güneşe bakacak gözüm yok
Dağlardan itilen közüm

Ben yine üşüyorum
Üşüdükçe körleşiyor nefesi Nefida’nın
Körleştikçe serinliyor kulakları Kutina’nın
Nefida bir öğle merasimiydi
Kutina kuşatılmış akşam üstleri

Kırk birinci ikindiye varıyor
Kendimden olma artıklar
En tükürülesi hâlleri
Surlaştığım en engebeli tümseklerden
Bırakıyorum savaşılası kanlı bebeklerimi

Yakınmış gibi sislenen göbek bağları
Sürüldü yüzüne Sengida’nın
Sürünerek geçti avam türküler
Yılanlığından insanların
Akrepliğinden korktu
Zehirlerinin yakış ezberlerinden
Ki Rengida sadece sabah kokardı
Farktı beklediği göbek bağlarından

Suyu az akıtılmış bir çeşmeydi
Susak kalmış, sürüngen bağ bozumlarında
Kerpiç damlı kör havzalarda
Sesi az çıkmış bir düştü Rengida
Üzerine ağıt yakılmamış gece rengi
Tüm tuvallerin gizli rengi

Muskalanan makus kaderlerin öyküleriydiler
Yaşları omuzlarında yağmurla uzayan
Hiçbiri ölümden daha güzel kokmuyordu
Ellerine yaşam haritası çizilmeyendiler
Aynı toprakta kanlandılar
Başlangıç noktasında…


18 Şubat 2008 Diyarbakır


Roda Uyanık
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/8/2008 - Yüzleşme Benimle

Kategori: siirlerim

Şimdi iklim gibi geçiyorsun yanımdan...
Yağmura niyetli sancılı bir kafeste çağ biriktirmiştim sana.
 Kasesiz gül ertelerinden serin bir gülümseyiş tutmuştum ciğerlerimde,yaşatabilen...
Kansız bekleyen tümcelerimden bir ikilem sundum, tarihin bizi eskitemediği o deniz kıyısından.

Her ne ittiysen içine, orda filizlenecek bir argüman değil artık bakışlarım
Kıyıdan ötesini düşündün de varamadın mı soysuzlar rıhtımına?
Git yeşer hangi toprakta istersen.
Tokat'a yarım asır bir yüz süren çift görürsen,
o yüze aldan ki o yüz sırların bekçisidir.

Toparlanamayan yüzüm eksik bir sızı
Kenevirle sarılmış bir son düşünceyim
Hiç bir ilintiyi bahşetmiyor kelimeler kırbaçlarında
Olduğun yerde kal, gülüşünle
Sen, nasılsa dinlenebilecek bir ağaç gölgesi bulamayacaksın yarınlarda...

Roda Uyanık

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/6/2008 - Seni Silvan 'da Sevdim

Kategori: siirlerim



Seni , kapkaç gecelerin

Bağışlanmaz körpeliğinde

Seni , çatırdayan damların

Baldırı çıplak yalnızlığında

Seni , şaşırtıcı renklerin

Kelebek ölülerinde

Seni , deri değiştiren

Yılan nöbetlerinde

Seni , dut ağacının

Çarşaf tutma becerisinde

Seni , toprak eşelemelerinin

Solucan tuzlamalarında

Seni , oyunlarımın küçük bahçesinin

Büyük salıncağında

Seni, faili belli cinayetlerin

Acı defninde

Seni , sıkılan kurşunların

Divan altı saklanmasında

Seni Mescit mahallesinin

Cami köşesinde

Seni , Kaniya Mezin’ın

Kuruyan çeşmesinde

Seni, Zembilfroş kalesinin

Sevda nöbetlerinde

Sevdim

Seni Malabadi’den atlar gibi sevdim

 

2006 – 2008

                                                                   Roda UYANIK
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/5/2008 - Sırlanan Bekçiler

Kategori: siirlerim

 

 

 

Taşların sırrından çıktım yola belki

Kemiksizliğinden yılanların

Kondurmadım alnıma sahici tanılar

Tınısız kelime önlerinde soğuttum kendimi

 

Kıyıya sadık üçgenlerden çıktım belki

Kadırgasız kasvetlerden

Estirmedim suratımda suretinin yalnızlığını

Yanlış adreslerde büyüttüm kendimi

 

Toprağın kırmızısından aldım rengimi belki

Kimliksizliğinden ciğerlerin

Tutturmadım nefesimden itici bildiriler

Bilinçsiz sırtlanlarda kaçtım kendimden

 

Genzimden aşağı ittim kendimi

Ellerimden kaçırdım ilenmelerimi

Aklım boşandı ilintilerden

Bir onlar kaldı içimde

Sır bekçilerim…

 

Roda Uyanık

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/3/2008 - Künh Devrilişler

Kategori: siirlerim

 

      

 

Yarım kırıklarla dolu kazanım

Ateşten indirilen

İmrenmedim hiçbir modele

Kendimin bendeki suretinden başka

 

Kavruk düşüşlerde bulunan

Antik bir çağ kavmindenim

Dantelli nihayetlere yazılmadı ismim

Gebe kalmadım künh devrilişlere

 

Her ağacın tepesinde eleji doğurdum

Yüzleri doğuya dönük

Kanla emzirdim yüreklerini

Yumrukları aşka dönük

 

Satır satır arandım da

Yılmadım arkama bakmaktan

Gücümde büyüttüm sizi

Sizler sözümdünüz

Yarına sağlam kalması gereken

 

Şimdi kaderin tüm duraklarında indiriliyorum

Her durakta bir sonraki işkence durağını düşünüyorum

Ama susmuyor aklım

Payıma düşeni yaşamadan geçmeyeceğimi biliyorum

Durakları bol vaktimin sessiz hıçkırışı

 

Beni kendime kurban ettiğim

Yaslı, yaşlı bir bekçiyim sırlara…

 

2008-02-16

Roda Uyanık

 

 

Seni dünya edebiyatına armağan ediyorum...Doğumun,tarihin karşı konulmaz bir mucizesi...İyi ki doğmuşsun Gûle...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/2/2008 - Seni Ölümsüyorum

Kategori: siirlerim

 

Bakışından damladı ya yumruğunun gücü

Kanın aktı ya sisli bir sabaha

Akacaktı yaşım çalınmış kimliğimin üzerine

Biraz daha zamanın olsaydı

 

Yaralandığın sokakta köpekler havlarken

Susturulmuş bir ömür gibi

Sürdüm seni gözlerime

Siyah daha fazla kararamazdı

İçtim sesini kana kana

 

Çıkmaz sanırlar şimdi sesim

Körüm sanırlar tüm çekilmemiş manşetlere

Bu bir direk yangını

Bu bir çağ yangını

 

Yılları üst üste bırakınca

Söner sanıldı yangın

Külleriyle oyalanırım sanıldı

Tüm sanan puştlar eridi hafızamda

 

Hiçbir şey değişmedi

Bıraktığın gibi sokaklar

Bıraktığın gibi Dağ kapı

Surlar seni saklar hâlâ bana

Beni göğsünde sakladığın gibi

Fısıldadığı sırlar…

 

Seni gülümsüyorum şimdi

Seni ölümsüyorum

Sözlerini cebimde taşıyorum

Resmini cüzdanımda

Son bakışını yüreğimde

Seni göğsümde taşıyorum devrim diye

 

15 Şubat 2008

 

Roda Uyanık

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/2/2008 - Hâlleşmek

Kategori: siirlerim

          

 

 

Bir kertenkele gibi âşık olabilirdin bana

Cüzam meyvesi yemek için

Boyumdan kesebilirdim tırnaklarımı

Kurtarabilirdin beni mana denizinden

Saçlarımdan tutup öldürebilirdin beni

 

Aklımın hasat zamanına denk gelmeliydin

Turunç bir salata yapardım sana

Açlığından kurtarırdım yüreğini

Gebe kalırdın belki de bana

 

Aydınlanamadın ama

Adım yağmadı üstüne

Korkum senden olandır

Korkun benden kalandır

 

Yüzleşememe telaşında bitti saatler

Zaman yok artık aramızda

 

Yalnızız kendi iç ülkelerimizde

Sadık kölelerimiz çekip gitti aramızdan

Sana bir resim yapmak isterdim elleriyle

Savaştan dönen yorgun atlar gibilerdi oysa

 

Gücüm ne kadar bağışlar beni bilmiyorum

Sıcak boğazımı yalıyor

Oyuklar açılıyor ruhumun merkezinde

Eleği bol delikli bir yakarış değil bu

Ama

Gitme

 

Keşke başka bir şey için sevseydin beni

Belki hayaller kurardık müfredata uyumsuz

Kazağımdaki ipliği ilgili bir edayla alabilirdin

Ama yağmur yağıyor

Ve temiz değil yüreğimizin sokakları

 

Hâlleşmeden helâlleşemeyiz

Git şimdi

Tekrar git

Sen beni affet

Ki seni bağışlayayım

 

06.02.2008

 

Roda Uyanık

 

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Sancıttığım tüm beyinler, şimdi enginlerdeler... ...Sitedeki eserler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır.Yazar\Şair izni olmadan hiçbir ortamda kullanılamaz... İletişim adresi rintruz@hotmail.com

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
sizofrenaksamlar
Google



Create a Lava Lamp

Psikoloji Sözlüğü

Sitenizesayac.com


More Cool Stuff At POQbum.com

Şiir